"Geçmişten Günümüze Tüm Yönleriyle Görele", SUNUŞ, Hayrettin Günay...

‘’Bizim her birimiz, insanın yeryüzündeki bütün geçmişi kadar yaşlı doğarız. Yeryüzündeki ancak bizden önce yaşayanların biriktirmiş olduğu birikimler ve enrjiler aracılığıyla vardır. Her insan varlığı, insanlık ağacının bir yaprağından başka bir şey değildir. Onu besleyen kökler halk gelenekleridir. Yurttaş soylarını birbirine bağlayan, bizi aynı yurdun çocukları yapan bu zincir, bir altın zincirdir’’.P.Saintyves’den alıntıladığım cümleler yerel kültürün, yerel kültürle ilgili çalışmaların önemini vurguluyor. Butür çalışmalar öncelikle akla yerel tarih, halk bilim çalışmalarını getirir.

 

Bilimsel anlamda yerel tarih, halk bilim çalışmaları Batı’da 1700’lü yıllarda başlamıştır. Türkiye’de bu tür çalışmalar ancak 1900’lü yıllarda başlayabilmiştir. 1923’ten sonra her alanda olduğu gibi bu alanda da düzenli, ilkeli, kalıcı çalışmalar hızlanmıştır.

Görele’yi kapsayan çalışmalara baktığımızda, yöremizin her yönüyle; kalıcı, bilinçli bilimsel yayınlara konu olduğunu söyleyemeyiz. Batılı kimi tarihçilerin, kimi gezginlerin yaptıklarında yöremizle ilgili paragraflar görüyoruz. Son yıllarda yerel kültürle ilgili tarih çalışmaları çoğalıyor. Yabancıların yayınladığı kitaplarda yöreyle ilgili notlar, paragraflar var.

Evliya çelebi gibi nerdeyse imparatorluğun tümünü yazı konusu yapan ustanın yapıtında küçük bir paragraftır Görele…

Kurtuluş savaşıyla siyasal bağımsızlığını kazanan Türkiye’nin kültür alanında da kendisi olması gerekiyordu. Özgün düşünce yapıtları üretmek için en önemlisi dili; anadili işlemek, geliştirmektir. Batılıların çoktan gördüğü bu gerçeği Mustafa Kemal Atatürk yaşama geçirmek için dil, tarih çalışmaları başlatmıştır. Güzel dilimizin söz varlıklarını saptamak için çok kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. İlki 1932-1934 yıllarında, ikincisi 1952-1959 yıllarında tüm Türkiye’yi kapsayacak biçimde halk ağzından söz derlemeleri yapılmıştır. 1993 baskılı on iki ciltlik Derleme Sözlüğünde Görele’den – Haydarlı, Karabörk, Çürükeynesil, Nefsiköseli - derlenen çok sayıda sözcükle karşılaşıyoruz.

İlki 1937-1945 yıllarında ikincisi 1967’de yapılan halk türküsü derlemelerinde ilçemizde de çalışılmıştır. Ankara Devlet Konservatuvarının, TRT’nin yaptığı bu derlemedeki Görele türküleri arşivlere girmiştir. Türkülerden kimileri ünlenerek korosolo çalışmalarında seslendirilmektedir.

Görele üstüne yapılan alan araştırmalar sayıca azdır. Bu araştırmalar bitirme tezidir. Hasan Kaçar’ın Görele Ağzı, Hayrettin Günay’ın Görele Manileri, Mehmet Yılmaz’ın derleme çalışmaları, Ayla Demir’in, Görele Ataköy Köyü Halk Kültürü… anılması gereken çalışmalardır.

Görele Ortaokulu Dergisi (1945-1946) yerel, kapsamlı ilk çalışma olarak önemlidir. 1989-1990 yıllarını kapsayan Görele Haber, daha sonraki yıllarda Görele Gazetesi, 1993’ten beri yayınlanan Görele Lisesi Dergisi yöremizi yansıtan çok önemli kaynaktır.

Görele kitabı yazarak yayımlama onuru Mustafa Arslan öğretmenindir. 1973’te yayınladığı ‘’Görele’’, ilk kitaptır. Çoğu araştırmacıya kaynak olmuş bu yapıt önemini hiç yitirmemiştir.

Son yıllarda Görele üstüne araştırma yaparak makale olarak çeşitli dergilerde, gazetelerde yayımlanan yazarların öndegelenleri; Ayhan Yüksel, Hayrettin Günay; Burhan Temel, Seyfullah Çiçektir. Yazdıklarının bilimsel çalışmalarda kaynak olarak değer görmesi sevindiricidir…Bu tür çalışmalrın çeşitlenerek sürmesi dileğimizdir…

Tamamlanmış ama yayımlama olanağı bulunamadığından kitaba dönüşememiş önemli çalışmaları da anmak gerek. Yaşar İmamoğlu’nun Görele Spor Tarihi, Hayrettin Günay’ın Görele Halk Bilimi, Görele’li Sanatçılar; Şadi Çındık’ın üzerinde çalıştığını bildiğim Kemençeciler

Sadi Kaya ile Seyfullah Çiçek’in yayımladığı Görele Kuşçulu Köyü (1997), Prof. Dr. Halil Yüksel’in şiir kitabı Şundan Bundan’da yer alan Görele’de Düğün manzumesi yerelliği yansıtmalarıyla kaynak niteliğindedir.

Giresun Tarih Sempozyumu bildiriler kitabı, Giresun Kültür Sempozyumu bildiriler kitabı, Millî Mücadelede Giresun Sempozyumu bildiriler kitabı, Trabzon Tarihi Sempozyumu bildiriler kitabı, Faruk Sümer’in Çepniler’i, Tirebolu Tarihi, Mahmut Goloğlu’nun, Şevket Şakir’in Trabzon Tarihi kitaplarında Görele’ye yönelik ayrıntılar vardır.

Konuşkan, kıvrak, espirili, her an gülünecek bir olay anlatmaya hazır, kendi kendisini alaya alabilen olgunluğuyla, çevresine; hoşgörülü gülen bakışlarıyla, kaç göç anlayışa yüz vermeyen kişiliğiyle imecilerde, düğünlerde, bayramlarda, şenliklerde, otçu göçlerinde, kadın erkek birlikteliğiyle, sıcak kanlılığıyla, yaratıcı, yeniliklere uyumlu, sanata yatkın insan yapısıyla sevilecek, emek verilecek yerdir Görele. Karadeniz’in doğal güzelliği yöremiz için de geçerlidir. Ozanın:

‘’Kıyın yeryüzünün cenneti bize

Dağlar sıra sıra köyler diz dize

Giresun Görele yemyeşil Rize

Siyah sularının gerisi deniz’’ demesi boşuna ya da ölçüyü, uyağı tutturmak için değildir. Görele Karadeniz’de en bilinen ilçelerin başında gelir. Çünkü şiire, yazıya, müziğe, resime, kemençeye can katan ustaları vardır. Sanatçılar yarattıklarıyla doğdukları, yaşadıkları yerleri de ölümsüzleştirirler.

Ozan İlhan Demiraslan yıllar önce ta Gelibolulardan, İstanbul’lardan çıkıp gelir Görele’ye. Yerleşir. İç hastalıkları uzmanıdır. İlk izlenimleri şöyledir.

‘’Kuzeydoğu kıyılarında burası

Ufak mı ufak bir karadeniz ilçesi

Şirin mi şirin yeşil mi yeşil

Etrafı çepeçevre fındık bahçesi

 

Bir içine kapalı bir içine kapalı

Kapısı bacası penceresi yok

Bir kız ipince bir kız esmerimsi tatlı

Sevildi miydi çaresi yok’’

 

Göreleli olmayan bir doktoru, bir ozanı, bir sanatçıyı kendine çekmişse ayrıcalığı var demektir Görele’nin. Ayrıcalığı da yaratıcılığında gizlidir.

Yazmak, araştırma yapmak, yazı yayımlamak önemlidir. Daha da önemlisi kitap yayımlamaktır. Ali Bilir’in çalışması bu yönüyle çok önemlidir. Görele’yle ilgili yayımlanmış yazıları derleyerek, bir düzene koyarak her okuyucunun, her araştırmacının işine yarayacak güzellikte bir kitap çıkarmış ortaya. İlk kez Görele bir kitapta budenli geniş kapsamlı olarak işlenmektedir. Ali Bilir İstanbul’da Görele derneklerinin tüm etkinliklerinde de ön sıralardadır. Kimileri dernek etkinliklerinde kendine çıkar sağlamak için, adını duyurmak için bir yerlere gelmek için, siyasal kazanç sağlamak için, başkanlık – liderlik duygusunu doyurmak için …bulunur. Bir bakarsınız, bir yerlere zıplamıştır. Dernekmiş mernekmiş, memleketmiş, köymüş…unutur gider. Ali Bilir öylelerinden değildir. Zamanını köyüne, ilçesine, yetiştiği, gezdiği, derelerinde çimdiği, ağaçlarında kiraz, dut, üzüm, elma, fındık, erik, armut, nar, ayva, taflan, töngel, kızılcık… yediği; inek yaydığı, bahçelerinde türkü söylediği, soğuk pınarlardan su içtiği bu topraklara ayırabilmektedir. Karşılıksız, çıkarsız, aşk gibi, sevda gibi, sevgi gibi…Çoğu insanların ayrımına varmadığı, ulaşamadığı büyüklük…

Yapıtta Görele’yi yeniden tanıyacaksınız. Yeniden seveceksiniz. Ayrımına varmadığınız güzellikleri duyumsayacaksınız. Görele’nin tarihi, idare yapısı, ünlü kişileri, şairleri, yazarları, fiziksel yapısı, halk bilim özellikleri, tarımı, meyveciliği, yemek kültürü, turizmi, eğitim durumu, dernekçiliği, sporu… kısası ‘’tüm yönleriyle Görele’’…

Ali Bilir’i, sevgili Ali’yi kutluyorum.Nice emekleri, nice alın terini, nice uykusuz geceleri… toplayarak, bütünleştirerek yapıta dönüştürdüğü için. Yapıtta emeği olan herkese sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.Yazmak, araştırmak, yaratmak karşılıksız, çıkarsız sevgidir. Sevgilerde buluşmak ne güzel…

                                                                           Şubat 2001,Görele

                                                                             Hayrettin Günay